Sepet 0
Devamını görüntüle...

İyi Edebiyat Bir Cevaptır Çünkü…

Onur Caymaz’la ‘yaratıcı okurluk’ atölyesi, edebiyat ve yaratıcı olarak nitelendirilenler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Başımızda yeteri kadar, hatta yeterinden de fazla ‘yaratıcı’ vurgulu iş var. ‘Yaratıcı’ olmayan şey yok artık neredeyse. Yazarlık, reklamcılık, düşünce, vb. Bir de sen ‘yaratıcı okurluk’ çıkardın şimdi, nedir bu mevzu Onurcum? Haydar ağabey, aslında bu vurgunun karşısında durmak, hatta itiraz etmek için giriştim bu işe. Zira yaratıcı yazarlık diye bir şey olmadığını düşünüyorum. Öncelikle “creative writing” denen şey, yaratıcı yazarlık…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Ülkü Tamer’le şiirleri üzerine

“Çok kötü bulduğum şiirlerim de var; ama beni bugüne getiren şiirler onlar, hepsini severim” “Ben Türk şiirinin içinde doğdum, Türk: şiirinin içinde büyüdüm, Türk şiirinin içinde soluk aldım. Türk şiirini elbette en tepeye koyuyorum“diyor Ülkü Tamer. Ülkü Tamer şiirlerini “Yanardağın Üstündeki Kuş” adıyla bir araya toplamıştı. Kitabın ilk baskısı 1986 yılında Can Yayınları, son baskısı ise geçen yıl aralık ayında Kırmızı Yayınları tarafından yapıldı. Yıl sonuna doğru çıkmasını tasarladığı yeni şiir kitabı öncesinde toplu şiirlerini…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Gülten Dayıoğlu: “Çocuk Edebiyatı günümüzde nitelikten sapıp, nicelik rüzgârına kapılmış durumda”

Çok az yazara nasip olur nesillerce okunduğuna yaşarken şahit olmak. Edebiyat tarihimiz zamanında anlaşılmayıp ölümünden yıllar sonra keşfedilmiş, çok okunmuş yazarlarla dolu. Gülten Dayıoğlu, yazarken ve yaşarken nesillerce okunmuş, sevgisi kuşaktan kuşağa geçmiş bir yazar olarak çocuk edebiyatının sesinin gür çıkmasında, duyulmasında büyük katkılar sunmuş, kitaplarla çocukları, gençleri kıymetli bir yolculuğa çıkarmıştır. Dayıoğlu, 80. Yılına 80 kitap sığdırarak edebiyatımıza kendi rengini katmış, okurlarının gönlünde silinmez anılarla ve karakterlerle güzel bir yer edinmiştir. Yazarla çocuk edebiyatımızı…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

İnsana dair her şeye yabancılaştık

Şebnem İşigüzel: Bu ülkede neler oldu ve herkes sustu. Kimse içsel hayatın, duyguların ne kadar derin ve enteresan olabileceğini bilmeden yaşıyor. Ülkenin acı gerçeklerine yabancılaştığımız gibi insana dair her şeye de yabancılaştık. Romanı anlamadım, olmuyor, sürekli bunu tekrarlıyordum kendime. Hâlbuki Şebnem İşigüzel’i daha önce okumuş ve anladığımı da düşünmüştüm. Gözyaşı Konağı’nın merkezinde bir kadının özgürlük mücadelesi vardı. Evet, insanlığa, kadınlığa dair durumlar, kendi ağırlığını kanırtmadan, sükûnetle anlatılıyordu. Mizahi bir yönü de yok değildi romanın. Yine…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

David Harvey: Meğer marksist değilmiş

“balzac, flaubert, bütün o tayfayı severim. çocukken charles dickens okumak zorunda bırakıldım ve nefret ettim. otuz beş yaşımda kapital okurken bir dickens romanı aldım elime ve bayıldım. hepsini okudum. üslubumu değiştirdi.” dünyanın en önemli yirmi sosyal bilimcisi, en çok alıntılanan beş akademisyeninden biri. david harvey’e ilk sorum geçen yüzyılın kapital’i olarak tanımlanan ünlü kitabı limits to capital üzerine oldu. “ilk basıldığında yani 1980’lerde pek okunmadı. zaten zor basıldı, üç yayıncı reddetti. bir marksiste sormuşlar, ‘bu…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

metin üstündağ: dergi, sevgiliye çıkarılır

Evlilik gibi değil, sevgili gibi bir dergi bu. Sevgilisini çok seven biri gibi, “Onun için ne yapayım, nasıl giyineyim?” diye soran biri gibi. Gizli mottomuz: Dergi sevgiliye çıkarılır.   İstanbul’da yaşayanlar iyi bilir, bir toplu taşıma aracına yetişmeye çalışırken yolunuzdan olmanız için çok ciddi bir kuvvete ihtiyacınız vardır. Mesela, çoktandır göremediğiniz ve muhtemel ki çokça süre göremeyeceğiniz bir dostunuz. Mesela, acımasızca kırılan topuğunuz. Mesela, en sevdiğiniz yazarın vitrindeki son kitabı. Ya da, durduğu raftan sizi…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Ben belki de duyguculuğa bir tepkiyimdir

Geçtiğimiz aylarda art arda yayımlanan Rahatı Kaçan Ağaç, Teknenin Ölümü ve Kolları Bağlı Odysseus, yine aynı yayınevince basılan Ölümsüzlük Ardında Gılgameş ve Tanıdık Dünya’ya eklenince, bütün şiirleriniz okura uzunca bir aradan sonra yeniden sunulmuş oldu. Yanılmıyorsam, ilk şiirinizi 1936 yılında yayımlamıştınız. Demek, şiir yaşamınızın ellinci yılındasınız. Evet, ellinci yıl. 1936 yılında Varlık dergisinde çıkan ilk şiirimin adı “Ukde”dir, hece ölçüsünde yazılmıştı. Varlık’ın ertesi sayısında Yaşar Nabi bizi, üç yeni ozanı (Orhan Veli, Oktay Rifat) okura…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Pablo Neruda’yla söyleşi: Adımı değiştirmek yaptığım ilk direnişçi hareketti

30 Eylül 1969’da Şili Komünist Parti’den başkan adayı olan Pablo Neruda, o tarihlerde yaptığı bir konuşmasında “Hayatımı şiir ve politika diye ayırmayı hiç düşünmemiştim,” demişti. Güçlü bir aday olmasına rağmen adaylık koltuğunu Salvador Allende’ye bırakan şair, “Ben, onlarca yıldır ülkemin milli mevcudiyetinin badireler ve zorluklar içinde olduğunu bilerek yaşayan ve insanlarının hem tasasından hem de neşesinden birer parça alan bir Şililiyim. Bunlara yabancı değilim, bunların içinden geliyorum, o insanların bir parçasıyım. İşçi sınıfından bir aileden…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Türk şiir tarihi bakir bir topraktır

Şiir üstüne çok yazı yazdınız, şiir kavramı, şiir kuramı çalışmaları deyince İlhan Berk adı geliyor aklımıza. Bu yazılar şiirinizin bir tür oluşum güncesi sayılabilir mi? Her insan uğraşı üstüne düşünür, bundan doğal birşey olamaz. Bir çilingir, bir kunduracı, bir marangoz uğraşısının gizleri ne denli-kendisinden önce gelenlerce-saptanmış olursa olsun, yine de düşünmekten kendini alıkoyamaz. Bilinenin dışına çıkmak için yeni düğümler, yeni ilmikler, yeni çözüm yolları arar. Bu bir yaratıcıysa, daha da kaçınılmaz olur bu. Nedeni de…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Her şeyin merkezinde şiir var

Bejan Matur, altı yıl aradan sonra çıkardığı şiir kitabı Son Dağ’da varoluşunu sorgulamaya devam ederken, “Her şeyin merkezinde şiir var” diyor Matur ve ekliyor: “Siyaset için de geçerli bu” Bejan Matur’u altı yıl aradan sonra şiir okuruyla buluşturan Son Dağ, Everest Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Matur’un özünde varlığını sorguladığı son şiirlerinde daha yalın bir dil arayışında olduğu hissediliyor. Bejan Matur ile şiirinin geçirdiği değişimler, dil arayışı, doğanın gücü, modern hayat, sosyal medyanın şiire etkileri…

Devamını görüntüle