Sepet 0
Devamını görüntüle...

beyaz bir gemidir ölüm

sen bu şiiri okurken ben belki başka bir şehirde olurum kötü geçen bir güzü ve umutsuz bir aşkı anlatan rüzgarla savrulan kağıt parçalarına yazılmış dağıtılmamış bildiriler gibi uzun bir yolculuğa hazırlanan yalnız bir yolculuğa. çünkü beyaz bir gemidir ölüm siyah denizlerin hep çağırdığı batık bir gemi sönmüş yıldızlar gibidir yitik adreslere benzer ölüm yanık otlar gibi sen bu şiiri okurken ben belki başka bir şehirde ölürüm.. Behçet Aysan   Kaynak: www.antoloji.com

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

yeryüzü ayetleri

O zaman Güneş soğudu Ve bereket topraklardan gitti Ve çöllerde yeşillikler kurudu Ve balıklar denizlerde kurudu Ve toprak Ölülerini kabul etmez oldu artık. Bütün solgun pencerelerde gece Belirsiz bir düşünce gibi Birikiyor durmadan ve taşıyordu Ve yollar Sonlarını karanlığa bıraktılar Kimse aşkı düşünmez oldu. Kimse düşünmez oldu yengiyi Kimse Hiçbir şey düşünmez oldu artık. Mağaralarında yalnızlığın Uyumsuzluk doğdu Afyon ve esrar kokusuyla kan, Başsız çocuklar doğdu Gebe kadınlardan. Koştular mezarlara sığındılar Beşikler Utançlarından. Kötü günler…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Akarsuya Bırakılan Mektup

incecikti gül dalıydı dokunsam kırılacaktı dokunmadım kurudu Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç Ağaçlar bükmesinler n’olursun boyunlarını Neden akşam oluyorum tren kalkınca Kırlangıçlar birdenbire çekip gidince Mendiller sallanınca neden tıkanıyorum Öyle çok acımasız ki, öyle birdenbire ki Az önceki çiçekler nasıl da diken diken Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç. O sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik, bitti O elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti Artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz Günler devlet alacağı,…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Ayın Büyüttüğü Oğullar

Bize kanlı bir uykunun, bir kardeşlik sabahı başlatacağı müjdelenmedi. Cinayetten dönen kardeşiniz, gölgesini gizlediği duvarların ötesini görür. Ellerini yıkar ve sizi dünyada bir söz olarak bırakır. Sessiz bir törenle iç geçirme arasında duran yerde gömdüm onları. Ölü oğullar. Kurban hepsi. Sanki onlara, kurban oluşlarını hatırlatmak için var yeryüzü. Yüzleşiyoruz. Sızlanmaya başlayan bir çırpınmada “yeter” diyorum. “gidin ve öldürmeyin” ağzımda kesik bir gülüş. Kâbus olmalı. Bir cinayetten dönen kardeşim korkutuyor beni. Kanlar içinde uyanıyorum. Terliyim. Aç…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Yangın

Önce gelincikleri yolduk, Nar ağaçlarını tuttuk kurşuna, Ardından andızları devirdik Aptallık, bilinçsizlik, bir hiç uğruna. Sonra sıra ormanlara geldi, Yüz binlerce dönüm ateş yaktık, Sıvas’a kadar gidip bulduk, Dikili tek ağaç bırakmadık. Şimdi damlarda yanıp söner İsli lambalar gibi insan gözleri. Daha çok atılacak, it gibi sokaklara Delik deşik insan ölüleri. Cahit KÜLEBİ Kaynak: www.siirakademisi.com

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

YALNIZIN ÖLÜMÜ

O, çoksesli kemanların Parmakları kırık virtiözüydü Göğe doğru burulmuş yağmurların altında öldü Yüzünde yaşanmamış hülyaların De ki, minesi soldu O, upuzun gecelerin Saçakaltlarında ıssız bir yarasa Bir şeyleri bekliyordu ama neyi, kimi Düdüklerini evde unutan bekçilerin Sokaklara karşı özrü gibiydi O, derin yalnızlıkların Kalabalıkla çarpıştığı bir köşebaşıydı Utangaç, sıkıntılı, mağrur Yaşamak bir özürse kabahatinden büyük Ölümü kendinden menkul Bir tek kendini ağlattı mendebur… Ahmet Erhan Öküz / Ekim 2001 Kaynak: www.siirakademisi.com

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

bir ölünün akşam gezintisi

derin ve ıslak gölgem suda olü yaz dalgalarından biraz incelmiş bana kalırsa bir ölünün deniz kenarıyken ayaklarını uzattığı bir deniz kenarıyken sonsuzluğun ögle sonrasına ilişmiş. kocaman bir ayak sesi göğün altında kuşların böceklerin sesi kesilmiş hangi yaz tanrısı nereden geçmiş elimde sürekli kırmızılanan bir ateş gülü bitmeyen bir opüşme gibi bir ateş gülü ölüm ve dirim birbirine yetişmiş. ve bir çakıl atarak kabartısını üstünden ölü yaz yağmurlarından biraz incelmiş bana kalırsa bir ölünün akşam gezintisiyken ipek…

Devamını görüntüle