Sepet 0
Devamını görüntüle...

Yaşamak

Birbirimize verecek ellerimiz var Uzaklara götüreyim sizi tutun elimden Bunca yaşadım yüzüm değişti durdu Aştığım her eşikte tuttuğum her elde Baktım kardeş bahar daha canlı daha taze Kendine ayırdı o iğreti bozgunu ölümü Yumulup açılan beş parmaktaki geleceği bana Yaşadım gördüm anladım her şeyi Başkalarıydı beni yaşatan insanlardı Aktı yüreğimde bir başka yüreğin kanı Azalmadı çocukluğum şu kadarcık Aklığı önünde kör enez kızların İncecik sarı aydan güzeldi o kızlar Yaşamanın yollarına vuran aydan Yollar köpüktendi…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Ağır Saat

Kim ağlarsa şimdi dünyada bir yerde, nedensiz ağlarsa dünyada, bana ağlar. Kim gülerse şimdi bir yerde geceleyin, nedensiz gülerse geceleyin, bana güler. Kim giderse şimdi dünyada bir yere, nedensiz giderse dünyada, bana gider. Kim ölürse şimdi dünyada bir yerde, nedensiz ölürse dünyada, bana bakar. Rainer Maria Rilke Kaynak: www.antoloji.com

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Barbara

Anımsa Barbara Yağmur yağıyordu o gün Brest’te durmadan Yürüyordun gülümseyerek yağmur altında Şaşkın hayran sırılsıklam Anımsa Barbara Siam sokağında rastladım sana Yağmur yağıyordu Brest’te durmadan Gülümsüyordun Gülümsüyordum Tanımıyordum seni Sen de beni tanımıyordun Anımsa gene de anımsa o günü Unutma Saçağın altına sığınmış bir adam Adını ünledi Barbara Seğirttin ona doğru yağmur altında Şaşkın hayran sırılsıklam Atıldın kollarına Anımsa bunu Barbara Sen diyorum diye de bana kızma Sen diyorum bütün sevdiklerime Ancak bir kez görmüşsem…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

ÇAPKIN ISLIKLARI/MÜVEZZİ YARASALAR

Halil Kahraman’a. Kapılara sığmayan çocuklar serin hastalıkları süzdürüp ilerledi. Evrelerin, şarap havuzlarının, bir masaya uzatılmış anne ölüsünün, Bu yerden memnun değil misin? Top dikenlerin, mahleplerin, ormanasmalarının boşluklarını tamamladığı. On mandıra içinde kılı kırkan, ayıran süt, sahibini inciten Eşyayı hızla doyuran tümleyenlerin. Yüzerek mi, ağlayarak mı? demiş çapkın ıslıkları, Çizgilerinden taşacak kaynayan bavul bir isteğim Bozkır kelerim ve rüyalarımı işgalden vazgeçmeyen çok gözlü silahşörlerim yanımda Memnun değil misin ki hâli burada perişan, dilek şarkıları uzak ve…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

kargış

durup baktık ve büyüdük buruşturulmuş bir ikindi için bir duvarın bir duvarı görmesi gibi sabahları ve tekrarlayarak arındık kendimize bir ip gerdik bir kumaş örttük aramıza mermere suyu düşüren kemiren, acıyan, sarp eden ve tedirginleşen oysa kanun böyle söylüyor mermerin suya gücenmesidir esas olan anlattık -çözüldük aslında- dilimiz ve aklımızla yer değiştirdik birbirimizi uzun uzun seyrettik -iyilik ve güzellikle- bir tabiri olacaksa masanın ucunda, düştü düşecek bir kaşık bakmanın türlüsünü gördük icabında başımızı bir taşa…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

yaşamak denince 
yüzümüzden düşen bin parça

ne oldu bize böyle cevapların bile soruya dönüştüğü bu yere nasıl geldik ne ara tükendi tahammül ben mesela niye böyle birden bire babamı andırıyorum ozanlardan ve büyük adımlardan eser yok şimdi hatırlanmıyor fikret hakan’ın üç güvercin sahnesi bile nicedir unutmuşuz üst katını evlerin daha önce hiç sığınmamışız gibi en kötüsü de incelen sesiyle sokakları dolduran sevgililik fikri ve cebinde akdeniz haritasıyla boşluğa bakan adamlar yok artık aliye rona’yı öldüren de budur belki tüfeğimi dolduracak kadar…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

senin yerine

Senin Yerine, Yavrulu Geyik ve Terli Atlar Gelir Kıbleden… Kar çiçekleri fışkırır göğsümden kökleri kalbime sarılı. Ay büyürken geyikler iner ovaya, nehir boyuna avlanmaya çıkar bir asena. Seni düşünürken gözlerim uyku tutmaz, baykuş sesleriyle göğ uçurumlar uğuldar pusarık vadiler. Şafak sökerken atlar dolar avluya, sağ omuzuma hüma kuşları konar kalkar sol omuzuma anka. Seni düşünürken gözlerim uyku tutmaz, yıldızlar kayar gecenin eteklerinden kıbleye. Kumsalda denizkızları ağlar yakamozlar ağar kirpiklerindeki karaltıya, kızıl tüllere bürünür sarmal yollar…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Ben uyandım bir aşk demekti bu dünyada

(Rondo) Ben uyandım bir aşk demekti bu dünyada -Sesin, bir gülü bırakmak gibi bir şeydi. Karaydım, kâğıt gibiydim yaşamalarda Adım görseniz her gün o denizlerdeydi Bin yıl bir M sesiydim aşağı Mısır’da. Ben vurdum sevilere belli değil miydi Bin yıl seni açtım işte yalnızlığımda. Ne zaman aydınlığında adım geçti miydi Bir aşk demekti bu dünyada. Bir zamanlar yalnızlık güzeldi Mısır’da Seninle yepyeni bir göktü gidilirdi Baktım mı, büyürdü bir zambaktı anımda Şimdi bir gölgedir uzar…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek

Aşksız ve paramparçaydı yaşam bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Aşk demişti yaşamın bütün ustaları aşk ile sevmek bir güzelliği ve dövüşebilmek o güzellik uğruna. işte yüzünde badem çiçekleri saçlarında gülen toprak ve ilkbahar. sen misin seni sevdiğim o kavga, sen o kavganın güzelliği misin yoksa… Bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bin kez budadılar körpe dallarımızı…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

teknenin ölümü

Kara yakındı önce, hem çok yakın, Elimi uzatsam tutardı. Yıldızsız teknemdi inip çıkan gece, Kurumuş gece, kum, kömür, arduvaz… Kara yakındı önce, hem çok yakın, Denizleyin inip çıkan önümde Bir tanrının atardamarı. Açtım, yorgundum ama uykum yoktu. Günlerce yekesiz yelkensiz Ne de çok kuş takılmıştı ardımıza, Ne çok harman gördüm köpükten beyaz… Açtım, yorgundum ama uykum yoktu. Güneşler hala sağımda solumda, Sürer gibiydi açık deniz. Deniz en ince hayvanı belleğin Nerden kalktım, o rıhtım, o…

Devamını görüntüle