Sepet 0
Devamını görüntüle...

Modern cazın ressamı

Cortázar’ın Charlie Parker’ı görme biçimi üzerinden kurguladığı bu özel hikaye, üzerinde tekrar tekrar düşünmeyi gerektiriyor. “Alto-saksafon ve yeni çağın cazı”, “savaş sonrasının yeni caz stili” gibi meselelere kafa yormuş, üzerine kitaplar yazmış “çok bilmiş” bir caz eleştirmeni ile merceğindeki caz dâhisi… Usta yazar Cortázar’ın, hayranı olduğu müzisyen Charlie Parker (namıdiğer Bird) için yazdığı Takipçi adlı uzun öykünün kahramanları, biyografi ve otobiyografi türlerine ve kahramanlarına kurmaca varlıklarıyla dahi kafa tutuyorlar. Kapağında “Charlie Parker’a adanmış bir öykü”…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Genç Capote’nin öyküleri

Ateşteki Güve’de yer alan öykülerle, Truman Capote’nin yazarlık serüveninin başına dönüyoruz. Yapıtları elden ele dolaşmış bir yazarın ilk yıllarına ait ürünleri, belli bir zaman sonra veya ölümünün ardından ortaya çıkmıştır çoğunlukla. Truman Capote’nin yazarlığının başlangıcından örnekler taşıyan öyküler toplamı Ateşteki Güve de işte böyle kitaplardan… Capote’nin ilk yazarlık denemelerinin acemiliği bir tarafa, yazma işine ciddiyetle eğildiğini gösteren metinlerden oluşuyor Ateşteki Güve. Kendi deyişiyle, çocukluğundan itibaren “saplantı haline getirdiği yazarlığı”nın ilk örnekleri… Dahası, kendini hızla olgunlaştırmaya…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Devrimin arka sokakları

Che gibi erken yaşta ölen torunu Canek Sánchez Guevara, yazdığı tek roman olan 33 Devrim’de, 21. yüzyılın insanının profilini çıkararak dedesinin öncülük ettiği devrime dolaylı bir katkı sunuyor. Yakın zamanda Che Guevara, ülkemizde trajikomik bir tartışmayla gündeme gelmişti. O ve arkadaşlarının sırtlandığı devrimi “terör eylemi” olarak yansıtmaya çalışan küresel akımın kötü kopyaları, Che’yi itibarsızlaştırmaya uğraşmıştı, ama nafile. Che ve arkadaşlarının nerede durduğunu, ne yaptığını gayet iyi bilen ve aktaran büyük bir kitle var çünkü. Che…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Siyahın bin bir tonu

Etnik ya da türlü sebeplerle maruz kalınan ayrımcılık bir bireye salt mağduriyet mi getirir? Toni Morrison, Tanrı Çocuğu Korusun adlı yeni romanında bu soruya yanıt arıyor 2015 yılında aldığı Amerikan Ulusal Kitap Eleştirmenleri Birliği, Ivan Sandrof Yaşam Boyu Ödülü’nün ardından, geçtiğimiz günlerde Amerikan edebiyatına katkılarından ötürü, Don DeLillo ve Philip Roth gibi yazarların da zamanında kazandığı PEN/Saul Bellow Ödülü’nü Toni Morrison aldı. Hâlihazırda bir adet Nobel Ödülü de bulunan Toni Morrison, artık edebiyat ödüllerinin kraliçesi…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Sanatçının bir peygamber olarak portresi

Dostoyevski: Çağının Bir Yazarı, 19. yüzyıl Rus kültürü ve edebiyatı tarihini de içeren, yer yer felsefi derinlikleri olan bir metin… Stanford ve Princeton üniversitelerinde Slav Dilleri ve Edebiyatı ve Karşılaştırmalı Edebiyat bölümleri Onursal Profesörü olan Joseph Frank (1918-2013) yaklaşık bir asır süren uzun yaşamını adeta Dostoyevski: Çağının Bir Yazarı adlı eserine vakfetmiş. İlk olarak beş cilt halinde yayımlanan bu anıtsal eserin yakınlarda tek cilde “sığıştırılan” versiyonu yayımlanmıştı. Bu versiyonu geçtiğimiz ay Ülker İnce’nin yetkin çevirisiyle…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Tersine akan bir nehir

Paulo Coelho’nun son romanı Casus, Mata Hari’yi mağdur bir kadın olarak değil, ödemesi istenen bedeli korkmadan ödemiş, cesur biri olarak hatırlamamız için yazılmış bir roman. “Dans edeceğim. Her bir notayı hatırlayacak, bedenimi ritme uyarak hareket ettireceğim; çünkü kendime kim olduğumu hatırlatmanın en iyi yolu bu; özgür bir kadınım ben!” (s. 88) Paulo Coelho’nun son romanı Casus, Mata Hari’yi mağdur bir kadın olarak değil, ödemesi istenen bedeli korkmadan ödemiş, cesur biri olarak hatırlamamız için yazılmış bir…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Hüzünlü güzellik

Ercan Kesal, karşılaşacağımız şeyler ne kadar fena olursa olsun, aynalara bakıp kendimizi ve birbirimizi tanımanın uzun şiiri yazmayı inatla ve umutla sürdürüyor. “Aynalara bakmak kime bakmaktır?” diye sorar şair. İnsan kendini yine insanda, bir başkasında, ötekinde tanır. Başkasıyla kurduğumuz ilişkinin doğası bize kim olduğumuzu da söyler. O nedenle, ne zaman aynaya baksak herkes orada: 12 Eylül, gözaltında kaybolanlar, Diyarbakır Cezaevi, ölüm oruçları, faili meçhuller, Halepçe, Maraş, Sivas, Roboski, kardeşimiz Hrant ve daha niceleri… Ercan Kesal,…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Karşı kıyının sürgünü

Dogmalar, ezbere kalıplar yoluyla Puşkin’i ulusal bir kültür simgesi olarak kabullenmekle yetinen bir güruhun karşısında Puşkin’e maymun diyebilen bir insan Boris. Sergey Dovlatov, Sovyetlerin çöküşünden sonra nihayet Rusçada da rahatça okunmaya başlanabilen bir sürgün yazar. Yaşadığı süre boyunca Rusya’da yalnızca tek bir kitabı basılabilmiş: Nevidimaia Kniga. Yayımlanmasından kısa bir süre sonra da kitabın tüm kopyaları KGB tarafından toplatılıp mahvedilmiş. Kitabın İngilizcedeki ilk baskısının (1979) başlığının Invisible Book (Görünmez Kitap) olması bu vahşi eylemin doğruca yüzüne…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Masal Kurdu

Peri masalı denince akla ilk gelen o mutlu sonları bir köşeye bırakmış Prokopiev, onun yerine gerçekle gerçeküstünün iç içe geçtiği, sonsuza giden masallar yazmış. Masal insanın ruhuna kehaneti fısıldar. Herkes kendi yolunu bulmaya çalışırken başka şeyler öğrenir o kehanetin anlatısından. Okunan bir şifadır çoğu zaman, görülmeyenin görülmüş halidir anlatılan. Masallar evreni anlamlandıran anlatılardır, kandırmaz inandırır. Günümüzde bir hayli anlam kazanan, anlatma eğitimleri verilen, dinleme akşamları düzenlenen ve birkaç sene içerisinde saklandıkları yerden bir şekilde hayatımıza…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Saramago’nun iç içe Lizbon’ları

1992’den 2010’daki ölümüne kadar İspanya’da sürgün hayatı yaşayan José Saramago, siyasal erkin edebiyatı susturmaya gücünün yetmeyeceğini sessizce haykırıyor. Ellili yaşların başında, Lizbonlu bir düzeltmen: Raimundo Silva. Raimundo epey yalnız ama bunu sorun etmiyor; içtenlikle yakınlık duyduğu tek şey üzerinde çalıştığı metinler. Her düzeltmen gibi, ucu bucağı hayli sonlu bir kudrete sahip çalıştığı metinler üzerinde. Genellikle yaptığı şey, metinlerin kuytularına pek inmeksizin, aşina bir göze çarpması muhtemel hataları tespit etmek, anlatım bozukluklarını düzeltip bulanık kısımları berraklaştırmak…

Devamını görüntüle