Sepet 0
Devamını görüntüle...

kargış

durup baktık ve büyüdük buruşturulmuş bir ikindi için bir duvarın bir duvarı görmesi gibi sabahları ve tekrarlayarak arındık kendimize bir ip gerdik bir kumaş örttük aramıza mermere suyu düşüren kemiren, acıyan, sarp eden ve tedirginleşen oysa kanun böyle söylüyor mermerin suya gücenmesidir esas olan anlattık -çözüldük aslında- dilimiz ve aklımızla yer değiştirdik birbirimizi uzun uzun seyrettik -iyilik ve güzellikle- bir tabiri olacaksa masanın ucunda, düştü düşecek bir kaşık bakmanın türlüsünü gördük icabında başımızı bir taşa…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

yaşamak denince 
yüzümüzden düşen bin parça

ne oldu bize böyle cevapların bile soruya dönüştüğü bu yere nasıl geldik ne ara tükendi tahammül ben mesela niye böyle birden bire babamı andırıyorum ozanlardan ve büyük adımlardan eser yok şimdi hatırlanmıyor fikret hakan’ın üç güvercin sahnesi bile nicedir unutmuşuz üst katını evlerin daha önce hiç sığınmamışız gibi en kötüsü de incelen sesiyle sokakları dolduran sevgililik fikri ve cebinde akdeniz haritasıyla boşluğa bakan adamlar yok artık aliye rona’yı öldüren de budur belki tüfeğimi dolduracak kadar…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

teknenin ölümü

Kara yakındı önce, hem çok yakın, Elimi uzatsam tutardı. Yıldızsız teknemdi inip çıkan gece, Kurumuş gece, kum, kömür, arduvaz… Kara yakındı önce, hem çok yakın, Denizleyin inip çıkan önümde Bir tanrının atardamarı. Açtım, yorgundum ama uykum yoktu. Günlerce yekesiz yelkensiz Ne de çok kuş takılmıştı ardımıza, Ne çok harman gördüm köpükten beyaz… Açtım, yorgundum ama uykum yoktu. Güneşler hala sağımda solumda, Sürer gibiydi açık deniz. Deniz en ince hayvanı belleğin Nerden kalktım, o rıhtım, o…

Devamını görüntüle