yaşamak denince 
yüzümüzden düşen bin parça

ne oldu bize böyle cevapların bile soruya dönüştüğü bu yere nasıl geldik ne ara tükendi tahammül ben mesela niye böyle birden bire babamı andırıyorum ozanlardan ve büyük adımlardan eser yok şimdi hatırlanmıyor fikret hakan’ın üç güvercin sahnesi bile nicedir unutmuşuz üst katını evlerin daha önce hiç sığınmamışız gibi en kötüsü de incelen sesiyle sokakları dolduran sevgililik fikri ve cebinde akdeniz haritasıyla boşluğa bakan adamlar yok artık aliye rona’yı öldüren de budur belki tüfeğimi dolduracak kadar…

Devamını görüntüle