Sepet 0
Devamını görüntüle...

Georges Perec: “Çağla diyalog içinde…”

“Yaşam Kullanma Kılavuzu Raymond Roussel’e, Jules Verne’e, Rabelais’ye olan sevgimi tatmin edecek bir roman ve aynı zamanda dili, dünyayı bir merkezde toplayacak, bu dilden hareketle bir tür gündelik hayatı tüketip bitirecek, kelimeleri üst üste yığacak, bir nevi sözsel oburluğa sahip bir roman.” Patrice Fardeau: Eserlerinizde ne ölçüde birçok dönüm noktası olduğunu merak ediyorum. Bir yanda Şeyler ya da Uyuyan Adam var mesela, radikal bir yenilik getirmeden bir şeyleri yeniliyorlar: İnsan bu eserlerde kendini neredeyse hemen…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Eski avluda

Bir çiçek açtığında Bir eski avluda Diyor ki; Çalıda sarı bir çiğdemim ben Ve senin çok eski cümlen. Sen otursan, gitmemiş ki! olsan Ben sana bir eski Endülüs avlusu İstersen serin bir Portofino getirsem Ya da Yedigöllerin yedisini birden. Bir çiçek açtığında Bir eski avluda Diyor ki; Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken Buldum buluşturdum kendime geldim Tek eksik sensin! İncecik, çilli bir dille sen de gelsen. Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Ben değildim

Bir akşam-üstü pencerenden bakıyordun Ağır ağır, yollara inen karanlığa. Bana benzeyen biri geçti evinin önünden. Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya.. O geçen ben değildim. Bir gece, yatağında uyuyordun.. Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya. Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan, Ve karanlıklar içindeydi odan… Seni gören ben değildim. Ben çok uzaktaydım o zaman, Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebepsiz ağlamaya. Artık beni düşünmeye başladığından Bıraktın kendini aşk içinde yaşamaya.. Bunu bilen ben değildim. Bir kitap okuyordun dalgın.. İçinde insanlar seviyor,…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Turnam, bir gün bırakmayacağım

”Güz geldi mi göçüp gidiyorsun buralardan Mahzun kalıyor kalbim ve gözlerim.. Sen sevgileri ve yolları hatırlatıyorsun bana Turnam, bir gün bırakmayacağım peşini, Ömrüm oldukça ardından geleceğim.. Bir yamalı yelkenden sular damlayacak, Veya gemici şarkıları söyleyeceğim bir şilepte. Merhaba rüzgar diyeceğim, merhaba maden kömürü Verin elinizi, kahve kokulu sahillere. Turnam, bir gün bırakmayacağım peşini, Cümle sevgilere, tekrar buluşmak üzre, veda. Ormanlar, deniz çiçekleri, yunuslar Vatanım tuz biber gibi kalbimde ama Bu sevda başka sevda.. Hiçbir zaman…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Yeniden doğuş

tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir seni, kendinde tekrarlayarak çiçeklenmenin ve yeşermenin sonsuz seherine götürecek ben bu ayette seni ah çektim, ah ben bu ayette seni ağaca ve suya ve ateşe aşıladım yaşam belki uzun bir caddedir, her gün filesiyle bir kadının geçtiği yaşam belki bir urgandır, bir adamın daldan kendini astığı yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur yaşam belki, iki sevişme arası rehavetinde yakılan bir sigaradır ya da birinin şaşkınca yoldan geçişi şapkasını kaldırarak…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

türkü

Uyandım, dağlarda duman Ovada sabahın tütsüsü Deniz ürperiyor uzaktan Koynunda güneşin gülü Kanat kanat dağılsam Unutmam kendi göğümü Gelirsin bana sulardan Yüzünde yosunların tülü Yaşamak, seni seviyorum Demenin başka türlüsü.. Ahmet ERHAN

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Kınar Hanımın denizleri

Bir çakıl taşları gülümseyişi ağlarmış karafaki rakısıyla şimdi dipsiz kuyulara su olan kınar hanım’dan düz saçlarıyla ne yapsın şehzadebaşı tiyatrolarında şapkalarını tüketemezmiş hiç İşte kel hasan bu kel hasan karanlığı süpürürmüş ters yakılmış güldürmemek için serkldoryan sigaralarıyla işte masallara da girermiş bir polis o zamanlardan beri sürme kirpiklerini aralayarak insanları çocukların Ve içinde birikmiş ut çalan kadın elleri olurmuş hep gibi bir üzünç sökün edermiş akşamları ağlarken kuyulara kınar hanım’ın denizlerinden. Ece Ayhan Kaynak: www.siir.gen.tr

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Bahçe görmüş çocukların şiiri

İlkin sakin kiraz bahçeleridir andığım eski günlerden Şehrin çocuklara mahsus kaydıraklardan olduğu Fi tarihinde kutsal sözleri kale almadıkları için Harap bırakılmışlar tabiatüstü güçlerle Bir kere elime aldım mı çocukluğumu Üstüne kerametler yazılı derilerde Geleceği bildiren derilerde Başlar yeni bir mantığın bağbozumu Paganini bakışıyla ölümü inkar eden Anneleri şaşırtan çocukları büyüleyen Sevimli kahinlikleriyle fakirleri sevindiren Ve siz ey çingene kadınları O yıllar savaş yıllarıydı geceleri karartma Gündüzleri fırın önlerinde birikirdi halk Biz çocuklara büyükler arasındaki fark…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Anneme mektup

Sağ mısın henüz ihtiyarcığım? Ben de sağım. Selam, selam! Döksün çatısından yuvacığının O betimsiz aydınlığını akşam. Duyuyorum özenip tasanı gizlemeye, Kederleniyormuşsun benim güç yazgıma, Sık sık çıkıyormuşsun yolumu gözlemeye Bürünüp eski moda harap urbana. Ve akşamın mavi karanlığında sana Sık sık görünüyormuş bir acıklı düş: Meyhane kavgasında birisi güya Fin işi bıçağını yüreğime gömmüş. Değil anacığım! Dinsin gözünde yaş. Başka şey değil bu, acı bir karabasan. Olmadım daha öyle sefil bir ayyaş, Hiç ölür müyüm…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Sezilmemiş aşka gazel

Karnındaki karanlık manolyanın Kimseler anlamadı kokusunu, Acıttığını kimseler bilemedi Dişlerinle sıktığın aşk kuşunu Binlerce Acem tayı uykuya yattı Alnının ay vurmuş alanında, O senin kar düşmanı göğsünü Kucaklarken dört gece kollarımla. Bakışın tohumların solgun dalıydı Alçılar, yaseminler arasından. Aradım vermek için yüreğimde O fildişi mektupları her zaman diyen. Her zaman: acımın bahçesi benim Gövden her zaman, her zaman şaşırtıcı Damarlarının kanıyla dolu ağzım, Ağzın ölümüm için söndürdü ışığını. (İspanyolca’dan Çeviren: Ülkü Tamer) Federico Garcia Lorca…

Devamını görüntüle