Sepet 0
Devamını görüntüle...

Gülten Dayıoğlu: “Çocuk Edebiyatı günümüzde nitelikten sapıp, nicelik rüzgârına kapılmış durumda”

Çok az yazara nasip olur nesillerce okunduğuna yaşarken şahit olmak. Edebiyat tarihimiz zamanında anlaşılmayıp ölümünden yıllar sonra keşfedilmiş, çok okunmuş yazarlarla dolu. Gülten Dayıoğlu, yazarken ve yaşarken nesillerce okunmuş, sevgisi kuşaktan kuşağa geçmiş bir yazar olarak çocuk edebiyatının sesinin gür çıkmasında, duyulmasında büyük katkılar sunmuş, kitaplarla çocukları, gençleri kıymetli bir yolculuğa çıkarmıştır. Dayıoğlu, 80. Yılına 80 kitap sığdırarak edebiyatımıza kendi rengini katmış, okurlarının gönlünde silinmez anılarla ve karakterlerle güzel bir yer edinmiştir. Yazarla çocuk edebiyatımızı…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

mutlu aşk yoktur

İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an Mutlu aşk yoktur Hayatı bu silahsız askerlere benzer Bir başka kader için giyinip kuşanan Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan Onlar ki akşamları aylak kararsız insan Söyle bunları Hayatım Ve bunca gözyaşı yeter Mutlu aşk…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Yeni dergiciliğin kültürel ve edebî hegemonyası

Edebiyat dergilerinin kapandığı ya da hayatta kalmak için çaba sarf ettiği bir dönemde dergiciliğin kabuğunu değiştirmesi, yeni dergilerin türemesi çok heyecan verici görünse de gelinen nokta epey bir sorun arz ediyor… Türkiye’de dergiciliğin niteliği değişmeye başladı. Üç yıldır Ot dergisinin başını çektiği “yeni” dergicilik farklı bir biçim kazandı. Ot’un yanına onun neredeyse kopyası sayılabilecek birçok dergi çıktı, çıkmaya da devam ediyor. Hatta bu dergiler kendi içlerinde çeşitlenmeye de başladı. Edebiyat dergilerinin birçoğunun kapandığı ya da…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Çivisi Çıkmış Dünya

Kapitalizmin küresel bir sisteme dönüşme eğilimini Batılı iki düşünür, Karl Marx ve Friedrich Engels, 1848’de yazdıkları Komünist Manifesto’da ortaya koymuştu. Son çeyrek yüzyıla damgasını vuran küreselleşme sürecini de, küresel boyutta iş yapmaya odaklanan Batılı şirketler tetikledi. Bu süreçte sermaye hareketlerinin yanı sıra üretim süreçleri de ilk kez gerçek anlamda küreselleşti ve daha önce kapitalist sistemin etki alanı dışında kalmış olan Çin ve bazı diğer Asya ülkeleriyle eski Sovyet Bloğu ülkeleri de küresel sistemin oyuncuları haline…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

BİNYILLARIN BÜKTÜĞÜ* ; nelly Sachs

Başlangıçta cermeniyeti dil ailesi grubundan çekiştirip azığı arttırabilir tok ilerlememizi sağlayabilirdik, ama bu bizi efsane replikler kurgulamasının dışına çıkarabilir, birlikteliğin ötesine yuvarlayabilirdi. Eskiz olarak bundan muhafaza edinilmek başta sağlıklı bir çokkültür okurunun görevidir diye düşünüyorum. Öyleyse söze dili bağlanmaktan başlayayım. Tanınmış şairlerin hepsi bir mucizeye ait değildir diyebiliriz. Yüce Borges’in dediği üzere : “Yaşını başını almış bir bekar için, sunulan bir aşk, umud edilmedik bir armağandır. Koşulları belirlemek mucizenin hakkıdır.” Peki sevgili Borges, bir hak…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Haziranda Ölmek Zor

işten çıktım sokaktayım elim yüzüm üstümbaşım gazete sokakta tank paleti sokakta düdük sesi sokakta tomson sokağa çıkmak yasak sokaktayım gece leylâk ve tomurcuk kokuyor yaralı bir şahin olmuş yüreğim uy anam anam haziranda ölmek zor! havada tüy havada kuş havada kuş soluğu kokusu hava leylâk ve tomurcuk kokuyor ne anlar acılardan/güzel haziran ne anlar güzel bahar! kopuk bir kol sokakta çırpınıp durur çalışmışım onbeş saat tükenmişim onbeş saat acıkmışım yorulmuşum uykusamışım anama sövmüş patron ter…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Modernleşme Serabı: Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Ahmet Hamdi Tanpınar 1901, İstanbul doğumludur. Doğum yeri ve tarihi göz önüne alındığında yazarımızın buhranlı bir dönemde bu dünyaya teşrif ettikleri görülmektedir. Memur olan babasının tayinleri neticesinde çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Anadolu’nun pek çok şehir ve kasabasında geçirmiştir. Yine bu yıllarda bir devrin kapanışına ve yeni bir devrin başlangıcına tanıklık etmiştir. Tüm bunlardan bahsetmemin nedeni yazarımızın Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanının çatışma öğesini bu yıllarda yaşanılanlardan kurgulamış olmasıdır. Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında.…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

müsveddeler

  “Tekirdir tekerlenir bir saranı bulunmaz” diyen o adama…. 1- Anlatarak bitiriyorum hayatımı Bilmiyorum başka nasıl bitirilir bir hayat Bir çiçek çizdim bu akşam avcuma İsmini herşey koydum. Simli ojeler sürdüm yalnızlıktan sıkıldığımdan. Müsveddesi gibi şimdi tırnaklarım Yıldızlı bir gecenin. Yıl 2000 Tekke ve zaviyeleri kapatıldı kalbimin Tombul güvercinler dolaşırdı kiremit çatısında Bulutlar akardı paçalarından, uğuldarlardı. Kuşların şarkılarından anlarım. Kimse hayra yormaz beni Kuşbaz ve uçmaya meraklı, Ütüsüz giyerim karabasanlarımı Sakarım, sık sık çarpar deviririm…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Taburedeki adamın anlattıkları

Tek bir rafına gözlerimizi diktiğimiz kişisel bir kitaplık var önümüzde. Kitaplığın sahibinin de bize o rafta bulabileceklerimizi anlattığını varsayın. Bu kitaplığın sahibi Enis Batur işte, anlattıklarına verdiği isimse Gülmekten Ölmek… Bir kitaplık düşünün, şimdilik yalnızca bir rafını görebildiğiniz. Bu raf alfabetik olarak ya da içeriğine göre sınıflandırılmış kitaplardan oluşmasın. Örneğin orada ne 19. yüzyıl Fransız şiirinin tüm ağır toplarını, ne Cézanne tabloları üzerine yazılmış deneme kitaplarını ne de Bilge Karasu’nun külliyatını bulabilelim. Ama bu rafta,…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

manastırlı hilmi bey’e III. mektup

  Yaşamaya yerleşiyor seniha Kendi yaşamına -Güvercinsiz bir avlu mu? olabilir Sırları dökülmüş bir ayna?- Oysa çok geçti Yıllar yıllar yıllar Her geçen yıl elinde sanki Yıprak, filizî yıllar ‘Şey’ sözcüğü gibi bağıntısız Ağaççileği gibi durduğu yerde bir ezinti Piyano tuşları -tek tek bakıldığında- Çarçabuk bir göz atıldığında ayrıntısız -beyaz- Yıllar Seniha Gözlerinin altı uzun menekşe. Dün korkuttu beni -bazan oluyor- Kocası İzmir’de yaşıyor, Karşıyaka’da Sahici bir ayrılığın dikişini dikiyor Seniha Mavi mavi Usul usul…

Devamını görüntüle