Sepet 0
Devamını görüntüle...

Işığın ve rengin ressamından mektuplar

1872-1890 arasında Vincent van Gogh ile kardeşi Theo arasındaki yazışmalardan oluşan bu kitap, “kulağını kesen ressam” olmak dışında, van Gogh’a dair ötelenmiş pek çok ayrıntıyı ve mücadeleyi gün ışığına çıkarıyor. ALİ BULUNMAZ Vincent van Gogh benim için bambaşka bir yere sahip. Küçüklüğümde gördüğüm her Van Gogh resmine baktıkça onu daha çok merak etmiş ve kendi çapımda araştırmalar yapmıştım. Çocuk aklı işte. İlkin, elime geçen sanat ve resim kataloglarını karıştırıp Van Gogh’un çizimlerini öbür ressamlardan ayırmaya…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

“Bazı hikâyeler peşinizi bırakmaz”

Ercan Kesal: Neden bazı hikâyeler bu kadar peşine düşer insanın, biliyor musun? O hikâyeleri yaşayan insan, artık aynı kişi değildir çünkü. İnsan olgunlaşarak çıkıyor bazı şeylerin içerisinden… O Türkiye Sineması’nın son dönemdeki en başarılı, en sevilen oyuncularından biri. Nuri Bilge Ceylan’ın Üç Maymun ve ardından Bir Zamanlar Anadolu’da isimli filmlerinde senaryoyu birlikte kaleme aldığı yoldaşı. Yönetmen sinemasının ödüllü aktörlerinden… Kaleme aldığı öyküleriyle vicdanın, huzurun, umudun anlatıcısı. Aynı zamanda yer aldığı film setlerinde pansumandan dikişe, her…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Kurnazlık üstüne

Melih Cevdet Anday, 1962 yılında Yeditepe dergisinin 77. sayısına yazmış olduğu yazıda şöyle diyor: Kurnaz kişiler olduk çıktık, çocuklarımıza da kurnazlıktan başka bir şey aşıladığımız yok Matematikçilere “üç büyük matematikçi say“ deseniz, size, “Archimedes, Newton ve Gaus” diye cevap verirler. İşte bu Gaus’un büyük bir matematikçi olacağı daha çocukluğunda anlaşılmış; bir gün annesi, oğlunun bir arkadaşı ile konuşuyormuş. “Bizim çocuğun matematikte bir üstünlüğü var mı?” diye sormuş da Gaus’un arkadaşı, “O yarın Avrupa’nın en büyük…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Kafka olmanın olanaksızlığı

“… küçük olanaksızlıklar karşısında insan yüzüstü kapanmamalı, yoksa insan büyük olanaksızlıkları göremez.” Praglı Yahudi sigorta memuru, Franz Kafka 40 yıl 11 ay yaşadı. 16 yıl 6,5 ayı okul yıllarıyla, 14 yıl 8,5 ayı iş hayatıyla geçti. 41 yıllık yaşamında üç kez nişanlanan Kafka hiç evlenmedi. Altı aya yakın bir süre bir kadınla aynı evi paylaştı. Hiç çocuğu olmayan Kafka, ülkesi dışında 45 gün geçirmiş. İşinden fırsat bulduğu zamanlarda, tatil izinlerinde yaptığı gezilerle dünyanın çok az…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Âşık Nabokov

Mutsuzken mutsuzluğu üzerine yazabildiği için mutlu kalabilen, mutluluğa “istidadı olan” yazarlardandır Nabokov. Mutluluğun ilk sahnesi de çocukluktur. Berlin- Paris Bütün kötü yazarlar birbirine benzer; her iyi yazarsa başka başka şeylerde iyidir. Nabokov’ların evinde vaziyet kötüydü. “Kadın,” diye okuruz buraya kadarını taklit etmeye çalıştığım Anna Karenina’nın devamında, “eski Fransız mürebbiyeleriyle gizli bir ilişkisi olduğunu öğrendiği kocasına artık aynı evde beraber yaşayamayacaklarını bildirmişti.” 1937 Nisan’ının ortalarında kocasının bir süredir yaşadığı gizli ilişkiyi ayrıntılarıyla anlatan dört sayfalık imzasız…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Selim Temo: “Terentius’u seveni de severiz”

Takyedin Çiftsüren, Selim Temo ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdi: O mu, bu mu? Niçin? O mu, bu mu? Niçin? Mesafe olarak uzak. Selim mi, Temo mu? Niçin? Temo. Yakın dostlarımın sesi. Şair mi, akademisyen mi? Niçin? Şair. Geçinmek için ihmal ediyorum. Baba olmak mı, oğul olmak mı zor? Niçin? Baba olmak. Öğrenilen bir şey. Sanatçı Şivan mı, oğul Şivan mı? Niçin? Oğul Şivan. Bach’ı, Rachmaninoff’u ve beni çok seviyor. Amed mi, Mardin mi? Niçin? Mêrîna…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Hayli “günahkâr” bir insan evladı: Eduardo Galeano

Futbol topu gibi dönüyor” dediği dünyanın pek çok kirli yönüne dokunan Eduardo Galeano, Latin Amerika’nın kahvehanelerinden öğrendiği tertemiz hikâyelerle büyüyüp, onları kendi üslubuyla dünyaya anlatmıştı. Bilgeleri dinleyip anlamaktan vazgeçtiğimiz günden beri dünya berbat bir yer haline geldi. Hayır, eski çağlardakilerden bahsetmiyorum; hemen yanıbaşımızdakileri kastediyorum. Yalan soslu dünyanın albenisi içinde, birbirimize temas etmeden yaşadığımız bugünlerde, o bilgelerin sözüne çok daha fazla ihtiyacımız var ama sayıları da her geçen gün azalıyor. Onlardan biri olan Eduardo Galeano, 13…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Charles Bukowski: Loujon Press ile hurufata dair söyleşi

Atmışlı yılların başında, parasız pulsuz açılıp yürütülmeye çalışılan bir karşı kültür yayınevi tutunamamışları, hırsızları, evsizleri, sokak sanatçılarını, işsizleri, şairleri ve sarhoşluğuyla ünlü bir ozan-yazarı bir araya getirmiş, unutulmaz bir edebiyat hamlesine dönüşmüştü. Loujon Press isimli yayınevi sadece 600 adet basılan ve elle dizilen kitaplar yayımlarken, The Outsider isimli bir dolara satılan ve 3100 adet basılan dergi, dönemin şair ve yazarlarının yer almaktan en çok mutluluk duyduğu yayınlardan biri olmuştu. Derginin daimi yazarı ise, Charles Bukowski’ydi.…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Henry Miller: “Yazarken yapılacak son şey rahat etmektir”

Henry Miller: “Yazarken yapılacak son şey rahat etmektir” İlk kitabı Yengeç Dönencesi’ni 42 yaşındayken Paris’te yayınladıktan sonra sansür, pornografi, ve müstehcenlik ile boğuşmak zorunda kalan Henry Miller, roman yazma sürecini ve roman sanatına dair düşüncelerini anlatıyor. Öncelikle, gerçek anlamda yazmaya nasıl başladığınızı bize anlatır mısınız? Yazmadan önce Hemingway gibi kalemlerinizi sivriltir misiniz, yoksa ‘motor’ dedirtecek bir şeyiniz yok mu? Hayır, genel olarak yok. İşe genelde kahvaltıdan sonra başlıyorum. Makinenin önüne otururum, eğer yazacak bir şey…

Devamını görüntüle
Devamını görüntüle...

Turgut Uyar neden kanar?

Şiiriyle kendimize kabul ettiğimiz Turgut Uyar, Derviş Aydın Akkoç’un gerçekten büyük çabası -ve belki de cesaretiyle- dört çocuğunun tanıklığı ile başka patikalardan ve ormanlık sırtlardan bize dönüyor. Elimizde bir Turgut Uyar kitabı tutuyoruz şimdi. Israrla, şiiri dışında kendisini gizlemeye çalışan, “Benim hayatım kupkurudur, oradan şiirime ilişkin önemli ipuçları çıkaramazsınız,” diyen, denize sırtını döner gibi, ona doğrulan gözlere de sırtını dönmeyi tercih eden bir şairin, ısrarla geri çağrılmasının kitabı bu, aynı zamanda. Yazma uğraşını biraz da…

Devamını görüntüle